Alınganlık, stres, asabiyet… Uyku eksikliğinin en belirgin sonuçlarıdır bunlar ve eminim ki herkes de bu sonuçlarla geçmişte bir gün karşı karşıya kalmıştır. Uyku yoksunluğunun yarattığı olumsuzlukların etkisi öyle yıpratıcı ki dikta rejimler tarafından uygulanan en etkili işkenceler arasında, ”uykusuz bırakma” işkencesi de yer alıyor. Pek çok açıdan uyku, gerçekten de yenilenmemizi sağlıyor. ”Sen iyi uyumadın mı? Bu sabah ters tarafından mı kalktın?” Popüler sağduyunun, kulaklarımıza devamlı olarak fısıldadığı hatırlatmalardır bunlar….
“Citius, altius, fortius” (Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü)… 1984 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi kurulduğunda, Fransız pedagog, tarihçi ve sporcu olan Pierre de Courbertin’in söylediği bu meşhur sözler, şu sıralar hiç olmadığı kadar gündemde. Ancak o sözler, asıl anlamlarından saptırılmış durumda. Profesyonel performans her ne kadar asil arayışımız olsa da, bu beklenti, çoğu zaman daha fazlasını istemeye ve aşırıya kaçmaya iter bizi. İşte bu aşırıya kaçışların ilk sıralarında da doping…
Sağlıklı olmayı kim istemez ki? Bu gayet meşru bir istek fakat içinde bulunduğumuz modern toplumun, sağlıklı yaşamayı ve formda kalmayı bir takıntı haline getirdiğini de görmezden gelemeyiz. Son zamanlarda; reklamlar, televizyon programları, gazeteler ve dergiler başta olmak üzere birçok medya organının aracılığıyla gerçekleşen bu algı yönetimi, bağımlılık sürecini de oldukça hızlandırdı. ”Hastalık hastası olmak” olarak bilinen “hipokondriyazis” hastalığına yakalanan insanların sayısı seneden seneye artıyor. Her gün yeni bir diyet şekli,…
Uyku bozukluğu ve internet bağımlılığı arasındaki ilişki esasen çok iyi bilinmiyor. Ancak, iki durumun da önem arz etmesinden dolayı, bu ilişkinin değerlendirilmesinin uygun olacağını düşünüyorum. Ekrana bağımlı hale gelmenin sağlığımız üzerindeki negatif etkileri çok iyi bilinmektedir. Her gece milyonlarca genç insanın internete girmek için uyanık kaldığı ise daha az bilinen bir durumdur. Yapılan bir araştırmaya göre, liseye giden öğrencilerin %14’ünün, gece internet kullanmak için yataktan kalktıkları görülmektedir. Ünlü Fransız gazetesi…
Bazen, şakayla karışık, ”oburluğun üzerinde!” denir ya. Bu terim genellikle mecazi anlamda kullanılır. Öyle ki, günlük hayattaki konuşmalarımızda da sıkça obur kelimesiyle karşılaşabiliriz. Hatta Fransızcada, çok okuyan biri için ”okuma bulimiyası” ifadesi kullanılır. Bu da, aşırı yeme bozukluğu ile karakterize olan bu hastalığın her zaman ciddiye alınmadığının bir kanıtıdır. Bu, çok yanlış. Çünkü, ancak bulimiyadan muzdarip olan bir insan bunun ne kadar büyük hasarlara yol açabileceğini bilebilir. Öncelikle, durumun ciddiyetini…
Esrarın sıradanlaştırılması: “Bir tane yakar mıydınız?” Kullanımı 14 yaşındaki bireylere kadar uzanan ve gençlerin en çok tecrübe ettiği psikoaktif madde esrardır. Ulaşılması kolay olan bu madde, 17 milyon Fransız’ı adeta cezbetmiştir ve toplumda da normal karşılanmaya başlanmıştır. Günümüzde esrar kullanmak, basit bir tüketim davranışına indirgeniyor fakat bu durum, riskin hiç olmadığı anlamına gelmiyor. Gençlerin çoğu, esrarın neden tartışıldığı konusunu anlamakta zorluk çekiyor. Tehlikeli şekilde revaçta olan bir madde Esrar kullanımı…